Hikayeler…
Aklıma Esenler…

Herhangi biri

Nisan 30th 2009 Kısa Kısa

Koşar adımlarla girdi iskeleden içeri. Nefes nefese turnikelerden geçti. İki dakika kala yakalamıştı deniz otobüsünü. İçeri girdi,  bakındı kalabalığa, pencere kenarında boş bir yer gördü, geçti oturdu. Üzerindeki ceketi çıkardı, elindeki sudan bir yudum aldı. Kalbi hala koşuşturmacadan dolayı çarpıyordu. Soluklanmaya çalışırken etrafına göz gezdirdi. Gözüne ilk çarpan televizyondaki haber yayını oldu. Ne kadar süredir deniz otobüslerinde haber yayını yapılıyor diye düşündü. Canı sıkkındı biraz, nedenini bilmiyordu. Kendini biraz yalnız hissediyordu her şeyden ve herkesten uzak. Televizyondaki haber bir trafik kazası ile ilgiliydi, dört çocuk hayatını kaybetmiş anne yaralı kurtulmuş.  Üzücü bir olaydı aslında ama bir şey hissetmemişti o an için. Ne kadar garip insan olmak diye bir daha geçirdi kafasından, araçtakilere baktı acaba haberi duyunca ne hissetmişlerdi ya da bir sonraki Ergenekon haberiyle ne kadar ilgiliydiler? İnsan olmak… diye düşündü tekrar. Milyarların rol aldığı oyun sahnesinde kendi oyununu oynamak. Gülümsedi, pencereden dışarı çevirdi bakışlarını. Acaba şu an yok olsam, kendi oyunumu hiç oynamamış olsam bu sahnede bir şey değişirmiydi diye düşündü. İnsanların hareketlenmiş olduğunu fark edince sıyrıldı düşüncelerinden. İskeleye yanaşmıştı deniz otobüsü. Kalktı, ceketini giydi. Kalabalığın arasındaki yerini aldı ve kısa bir ara vermiş olduğu oyuna geri döndü…


8 Yorum
“Herhangi biri”
Avatar
gülçin

Gözlem ve hayal gücünüzü kullanmışsınız sanırım…
okurken bir an o izlenimi yarattı bende ne güzel şey aslında gördüğünüzün içinde olup o olayı yorumlamak….

yada başka bir görüşle diyebilirim ki belkide o anı siz yaşadınız… bilinmez..

ama güzel bir yazı olmuş yüreğinize sağlık…

sizin yazınızı nerden buldum inanın hiç bilmiyorum neti gezerken rastladım.. aslıında uğur samsa beyin bloğuna denk geldim ordanda sizin bloga rastladım.. sanırım güzel şey bu blog tutmak.. bendemi yapsam ki neee?

neyse uzun uzunda yorum yaptım kusura bakmayın kendinize iyi bakın..


Avatar
Volkan

Yorumunuzun bende yarattığı duygu karmaşasını; sevinç, şaşkınlık, mutluluk… şu an tarif edemem galiba =)
Dün gece yazmış olduğum, bir kaç gün boyunca belkide kimsenin okumayacağını düşündüğüm bu yazıya ertesi gün böyle güzel bir yorum yapılmış olması beni gerçekten mutlu etti. Bundan dolayı ben teşekkür ederim.
Bence blog tutmayı düşünmelisiniz. Bu işe başlamadan önce ne kadar bahane üretmiş olsamda bir süre sonra birilerinin yazdığım yazıları okuması ve yaptığım işi beğenmesi =) beni blog tutmak konusunda dahada heveslendirdi. Deneyin sizde göreceksiniz.
Sevgilerle…


Avatar
gülçin

nasiptir inş. birgün benimde bir bloğum olur..

eee o zaman artık sizde bana yorum yazarsınız : ))

ben hissettiğimi yazdım sizi mutlu edebildiysem ne mutlu bana…


Avatar
Rüya

çok güzel anlatmışsın volkancım. ordaymışım gibi geldi okurken.

ps: editörlüğünü yapmaya gönüllüyüm. bir ayar yap da senin yazılara müdahale edebileyim.

“bakınd” ve “değişirmiyd” i’ler nerde?

“İki dakika ile yakalamıştı deniz otobüsünü.” anlam kayması var.

“Canı sıkkındı biraz nedenini bilmiyordu.” birazdan sonra virgül.

“aslıda”… aslında.

“…acaba haberi duyunca ne hissetmişlerdi ya da bir sonraki Ergenekon haberiyle ne kadar ilgiliydiler.” sonu soru işareti.

biliyorum bana gıcık olacaksın ama editör olmak istiyorum ne yapayım gözüme takılıyorlar işte:(


Avatar
Volkan

Sen gönüllü olduktan sonra ben dünden rağzıyım editörüm olmana. Hemen açıyorum sana bir editör hesabı =)


Avatar
Nazif DEMİR

Volkan kirve çok güzel yazmışsın eline yüreğine sağlık…


Avatar
dolunay davulcu

ablasi sende ne cehverler varmis haberimiz yokmus bilgisayarciligi birak sen en iyisi yaz nedersin:)


Avatar
seda

:) arkadaşı için sevinmek. romanın arka sayfasındaki o kısa yazıyı yazdığı gerisininde geleceğine emin olunduğu için….
:( üzülmek. yazı bu kadar geç oknduğu için




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş


Kategoriler